En eski mumyaların eski Mısır'a ait olduğu yönünde bir görüş tüm dünyada benimsenmiş durumda. Mumyalama geleneği antik Mısır'da yaygın olarak görülse de çok daha farklı kültürlerde de insanlar ölülerini mumyalıyorlardı. Hatta ölülerin mumyalanması muhtemelen tarih öncesinde bilinenden daha da yaygındı. Örneğin Kuzey Şili'deki Atacama Çölü'nün kıyı bölgesinde yaşayan Chinchorro avcı-toplayıcı halkı da yaklaşık 7 bin yıl önce ölülerini mumyalıyordu. Üstelik Chinchorro’ların mumyalama uygulaması, bilinen ilk Mısır mumyalarından yaklaşık iki bin yıl önce başlamıştı. Uygulama zamanla daha karmaşık hale gelse de temel süreç aynıydı. Yumuşak doku, organlar ve beyin çıkarılıyor, içi boş gövde daha sonra kurutulup tekrardan birleştiriliyordu. Sonra da hasırotu, kurutulmuş bitki ya da diğer bitkisel maddelerle dolduruluyordu. Kollara ve bacaklara çubuklar sokuluyordu. Cesetlerin yüzüne kil maskesi yapılıyor, perukları sıkıca takılıyordu. Bu işlemler bittikten sonra da mumya boyanıyordu.
Avrupa gibi ılıman ve yağışlı bölgelerde mumyalama kalıntıları görmek ise oldukça zordu. Görülen çoğu mumyalama tekniği ise rastlantısal doğal olaylardan ibaretti. Ancak Portekiz'de yapılan bir çalışma bütün bilinenleri alt üst etti. 1960'lı yıllarda Portekiz'de çok sayıda midye kabuğundan oluşan 100'den fazla insan fosili bulunmuştu ve bunların çoğu 8 bin 150-7 bin yıl öncesine aitti. 1960'larda Portekiz'deki Sado Vadisi'nde bulunan 13 üç kişiye ait iskelet kalıntılarının yakın zamanda fotoğrafları paylaşıldı. Ancak 1960 ve 1962'de kazılan mezarların fotoğrafları ve belgeleri eksikti. Bu fotoğrafların yeniden keşfedilmesi ve belgelerin tamamlanması, mezolitik morg uygulamaları hakkında bilgi edinmek için eşsiz bir fırsat sağladı. Araştırmacılar cesetlerin gömüldüğü konumları yeniden yapılandırdılar ve bu da mezolitik dönem cenaze törenleri hakkında daha fazla bilgi verdi.
8 bin yıl önce Portekiz'de yapılan bu işlemler, hem cenazenin hem de mezar yerinin önemini de vurguluyor. Araştırmacılar, "Mumyalamaya sadece işlevsel açıdan bakılmamalı çünkü görünüşün mumyalamaya bağlı olarak değişmesi, ölümün kültürel kavramıyla hatta ölüm üzerindeki kontrolle de yakından ilintili olabilir" diyor.
Tarih öncesi dönemde mumyalama, araştırmacılar için zorlu bir konu çünkü yumuşak kaybolduğunda bir vücudun mumyalama tekniğiyle korunup korunmadığını tespit etmek mümkün olamıyor. Buna ek olarak erken dönemlere ait mumyalamalarda bunu ispat edecek yazılı belgeler bulmak da neredeyse imkansız. Kemiğin aksine arkeolojik alanlarda yumuşak doku bulmak da çok nadir görülen bir durum. Özellikle büyük bir bölümü ılıman ve yağışlı olan Avrupa coğrafyası göz önünde bulundurulduğunda Portekiz'deki keşiflerin ne denli önemli olduğu daha iyi anlaşılıyor.



'ZOR BİR KONU'

Benzer Haberler
ATİK GENEL BAŞKANI AZİZ ŞAHİN’DEN SERT TEPKİ: GAZZE’DE KATLİAM YAPAN, FİLİSTİN HALKINI HEDEF ALAN VE Mescid-i Aksa’YA BASKI KURAN BİR ANLAYIŞ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’A HAKARET EDEMEZ
İNGİLTERE LONDRA MERKEZLİ KURULUŞ HAXSA CREDITFORM’DAN FITCH’E SERT ELEŞTİRİ: KREDİLENDİRME DEĞİL, SİYASİ BAKIŞ
Çin ve Kuzey Kore arasında 6 yıl sonra bir ilk
Dünyanın en yüksek üçüncü kulesi karanlığa gömüldü! Sebebi çok daha dikkat çekti
Zamanlama manidar: NATO'dan dikat çeken Türkiye çıkışı
Dev iş birliği! Kuzey Kore'nin kasasına 14,4 milyar dolar girdi
Rusya tepkilerin ardından topa giriyor: Her şeyi yapacağız
Cephe hattında planlar tutmadı mı? Trump'ı daha önce hiç böyle görmediniz