Telefon
WhatsApp
Suudi Arabistan 19 İHA'yı İndirdi
Hax

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Şarkiyye bölgesinde tespit edilen İHA'lara ilişkin açıklama yaptı.

TEK TEK VURDULAR

Açıklamada, hava savunma sistemlerinin söz konusu bölgede gece yarısından bu yana 19 İHA'yı etkisiz hale getirdiği kaydedildi.

 

SUUDİ ARABİSTAN SAVAŞ SÜRECİNDE NELER YAŞADI?

Suudi Arabistan, Hürmüz merkezli tırmanan kriz ve ABD– İran gerilimi sırasında doğrudan savaşın ana sahası olmasa da, sürecin en kritik ve kırılgan aktörlerinden biri olarak öne çıktı. Krizin ilk günlerinden itibaren İran'ın bölgedeki vekil güçleri ve füze kapasitesi nedeniyle Riyad yönetimi yüksek alarm durumuna geçti. Özellikle Yemen'deki Husiler üzerinden Suudi topraklarına yönelik saldırı riski yeniden yükselirken, ülkenin petrol altyapısı potansiyel hedef haline geldi.

Geçmişte Aramco tesislerine yönelik saldırıların yarattığı büyük ekonomik ve stratejik hasar hafızalarda tazeliğini korurken, benzer bir senaryonun yeniden yaşanabileceği endişesi Riyad'ın savunma reflekslerini sertleştirdi. Bu süreçte Suudi Arabistan hava savunma sistemlerini devreye aldı, kritik enerji tesisleri etrafında güvenlik önlemlerini artırdı ve ABD ile askeri koordinasyonu yoğunlaştırdı. ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ve hava savunma desteği, Suudi Arabistan açısından caydırıcılığın temel unsurlarından biri haline geldi.

DENGE POLİTİKASI İZLEDİLER

Öte yandan Riyad yönetimi, doğrudan savaşa sürüklenmemek için diplomatik denge politikası izlemeye çalıştı. Bir yandan ABD ile stratejik ittifakını korurken diğer yandan İran'la gerilimin kontrolsüz bir çatışmaya dönüşmemesi için temkinli bir söylem benimsedi. Özellikle petrol arz güvenliği konusunda küresel piyasaların Suudi Arabistan'a bağımlı olması, ülkeyi sadece askeri değil ekonomik anlamda da krizin merkezine yerleştirdi.

Hürmüz Boğazı'nın kapanması veya tehdit altında olması, Suudi petrol ihracatını doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak öne çıktı. Bu nedenle Riyad, alternatif ihracat hatlarını ve Kızıldeniz üzerinden sevkiyat seçeneklerini gündeme aldı. Ancak bu alternatiflerin kapasitesi sınırlı olduğu için Hürmüz üzerindeki risk, Suudi ekonomisi açısından ciddi bir baskı unsuru olmaya devam etti.

KRİZİN MERKEZİNDE YER ALDILAR

Sonuç olarak Suudi Arabistan bu süreçte fiilen cephede savaşan bir aktör olmasa da, hem askeri tehdit altında kalan hem de enerji dengeleri nedeniyle krizin merkezinde yer alan bir ülke konumuna geldi. Riyad yönetimi, bir yandan savunmasını güçlendirirken diğer yandan bölgesel savaşın genişlememesi için kontrollü ve temkinli bir politika izlemeyi tercih etti.

ABD-İSRAİL'İN İRAN'A SALDIRILARI

İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

ALTINBAŞ Kuyum
OPET

E-Bülten Aboneliği